Kısa cevap: Ulaşım aracını destinasyona göre seçmek yerine, elinizdeki zamanı ve tahammül eşiğinizi baz alıp aracı seçmek, sonra da o araca uyan destinasyonu belirlemek çok daha az hayal kırıklığı yaratıyor. Uçağı 3 saatten uzun mesafelerde ve kısa izinlerde; treni manzarayı yolculuğun parçası sayan, 5-8 saatlik rotalarda; otobüsü ise bütçesi sıkı, esnek programlı ve 6 saati aşmayan güzergâhlarda tercih ediyorum. Benim için asıl kırılma noktası "kaç saat sürüyor" değil, kapıdan kapıya kaç saat sürüyor sorusu oldu.
İlk yıllarımda tam tersini yapıyordum: bir yer beğeniyor, sonra oraya nasıl gideceğimi araştırıyordum. Sonuçta iki günlük bir kaçamak için gece otobüsünde uyumaya çalıştığım, varınca da yürüyecek gücü bulamadığım bir sürü hafta sonu harcadım. Şimdi önce şunu soruyorum: "Bu seferde yolda geçireceğim süreyi tatilin bir parçası olarak mı sayacağım, yoksa kaybedilmiş zaman olarak mı?" Cevap "kaybedilmiş zaman" ise uçak, "parçası" ise tren ya da otobüs kazanıyor. Uçak tren otobüs ulaşım seçimi meselesinde bu tek soru, tablo karşılaştırmasından daha çok işe yaradı.
Uçağın tek gerçek avantajı hız. Ama gerçek hızı gövdedeki değil, kapıdan kapıya olan. Havalimanına gidiş, bagaj, güvenlik, boarding ve varışta şehir merkezine dönüş derken 1 saat 20 dakikalık bir uçuş rahatça 5 saate çıkıyor. O yüzden şu eşiği kullanıyorum: karşılaştırdığım kara yolu süresi 6 saatin altındaysa uçak nadiren kazanıyor.
Bilet fiyatını değerlendirirken kalem kalem toplama alışkanlığı edindim: bilet + bagaj + iki yönlü transfer. Bu toplam, treni ya da otobüsü aniden makul gösterebiliyor.
Tren benim en sevdiğim ulaşım biçimi, çünkü tek başına bir destinasyon hissi veriyor. Koltukta ayağa kalkabiliyorum, pencereden manzara akıyor, telefonla uğraşmasam bile sıkılmıyorum. Özellikle şehir merkezinden şehir merkezine giden hatlar uçağa gerçek bir alternatif.
Sefer sıklığı az olan hatlarda program treni yönetiyor, siz yönetmiyorsunuz. Bir de aktarmalar: iki aktarmalı bir tren rotası kâğıtta 6 saat görünüp, gecikme yüzünden 9 saate dönüşebiliyor. Sıkı bağlantılı bir plan yapıyorsam aktarma arasına en az 40 dakika bırakıyorum.
Otobüsü küçümsemiyorum; çoğu yerde en yaygın ağ o. Trenin ulaşmadığı kasabalara, dağ köylerine, sahil ilçelerine otobüsle ya da minibüsle gidiliyor. Bütçeyi düşük tutmak istediğim rotalarda otobüs, konaklamaya ve yemeğe daha fazla pay ayırmamı sağladı.
Ama dürüst olmak gerekirse 7 saatin üzerindeki otobüs yolculuklarından sonra ilk yarım günümü toparlanmaya harcıyorum. Bu yüzden kısa tatillerde otobüsü sadece 4-5 saatlik mesafelerde kullanıyorum; uzun tatillerde ise gece hattı bile mantıklı olabiliyor, çünkü kaybedilen yarım günü telafi edecek vaktim var.
| Ölçüt | Uçak | Tren | Otobüs |
|---|---|---|---|
| Verimli mesafe | 600 km üzeri | 150-800 km | 100-450 km |
| Kapıdan kapıya sürtünme | Yüksek | Düşük | Orta |
| Bagaj rahatlığı | Kısıtlı | Rahat | Genelde rahat |
| Program esnekliği | Düşük | Orta | Yüksek |
| Ağın kapsadığı yer | Büyük şehirler | Hat üzerindeki şehirler | Neredeyse her yer |
| Manzara/deneyim | Yok denecek kadar az | En yüksek | Değişken |
Bunlar da ilginizi çeker